Başka Samsunspor Yok! Şimdi Sıra Bizde...
Başka Samsunspor Yok…
Oynanan dokuz karşılaşmadan çıkarılabilen yalnızca 4 puan…
Bir galibiyet, bir beraberlik ve üst üste alınan tam 7 mağlubiyet!
Tablo ortada. Rakamlar ortada. Samsunspor’un içinde bulunduğu durum ortada.
Böylesi bir tablonun ardından insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Sezon başında ortaya konulan hedefler ne kadar gerçekçi?
Yüksel Yıldırım’ın açıklaması ise şöyle:
“Bu takımın ligi düşündüğümüz gibi ilk 10’da bitirmesini istiyoruz. Hedefimiz ilk 10’du, ilk 5’i zorlamaktı. Hâlâ hedefimiz bu. Ligin dibinde de olsak hedefimiz aynı kalacak. Bunu değiştirmeyiz.”
Bu hedeflerin ne kadar gerçekçi olduğunu, sezon sonunda hep birlikte göreceğiz.
Ancak benim asıl üzerinde durmak istediğim, Yıldırım’ın şu cümlesi:
“Ligin dibinde de olsak hedefimiz aynı kalacak. Bunu değiştirmeyiz.”
Bu sözü öylesine söylenmiş bir cümle olarak görmemek gerekiyor.
Ben bu açıklamayı, takımın mevcut durumuna rağmen hedeflerden vazgeçilmediğinin ve perde arkasında bir planın bulunduğunun işareti olarak değerlendirmek istiyorum. En azından inanmak istediğim bu.
Çünkü Samsunspor bu durumdayken hâlâ aynı hedeflerin dile getirilebilmesi, insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor: Yüksel Yıldırım’ın bizim bilmediğimiz bir hesabı mı var?
Elbette bu açıklamayı, takımın moralini ve motivasyonunu yüksek tutmaya yönelik bir mesaj olarak değerlendirmek de mümkün.
Ancak ortada bir gerçek var: Yüksel Yıldırım dâhil hiç kimse, Türkiye futbol kamuoyu önünde verdiği sözlerle mahcup olmak istemez.
Dolayısıyla bugün söylenenlerin yarın sahada karşılığını bulmasını beklemek de en doğal hakkımız.
Şimdi eleştirmenin, sorgulamanın, yanlışları dile getirmenin zamanı mı?
Elbette!
Ama aynı zamanda, kötü gidişatın Samsunspor’a olan inancımızı ve bağlılığımızı tüketmesine izin vermememiz gereken bir dönemdeyiz.
Geçen yazımda da ifade etmiştim:
“İyi günde herkesin yanında olmak kolaydır. Asıl mesele, işler kötü giderken armanın yanında durabilmektir.
Eleştirelim, sorgulayalım, yanlışları dile getirelim. Ama bunları yaparken Samsunspor’un yeniden ayağa kalkma ihtimaline de sahip çıkalım.
Çünkü bu arma, ne bir kişinin ne de birkaç maçın hikâyesidir. Bu arma, bir şehrin ortak sevdasıdır.”
Bugün de aynı noktadayım.
Eleştirmek başka, sırtımızı dönmek başka…
Yanlışları görmek başka, umudu tamamen tüketmek başka…
Samsunspor’un elbette hesap vermesi gerekenleri, sorgulanması gereken kararları ve telafi edilmesi gereken hataları var. Bunları görmezden gelecek değiliz. Ancak bütün bunları yaparken armanın anlamını da unutmamalıyız.
Bize düşen, şanlı armanın yanında durmak; onu bahanelere, kişilere ya da sonuçlara mahkûm etmeden desteklemek.
Şimdi sıra bizde!
Biz, Samsunspor’un 12. adamı olarak tribünleri doldurmalı, rakiplerin Samsun deplasmanını yeniden zor bir sınava dönüştürmeliyiz. Takımın en çok ihtiyaç duyduğu anda sesimizi yükseltmeli, desteğimizi hissettirmeliyiz.
Çünkü bu arma yalnızca galibiyet günlerinde sevilmez. Asıl sevda, mağlubiyetlerin gölgesinde de kendini belli eder.
Bugün kötü gidişata isyan edebiliriz. Yarın daha iyi bir takım görmek için hesap da sorabiliriz.
Ama bütün bunları yaparken unutmayalım:
Başka Samsunspor yok!
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




