Yeter ki Armanın Yanında Olalım!
Samsunspor, kale dahil kadroda yaptığı revizyon ve sistem değişikliğiyle Amedspor karşısına çıktı.
Mağlup olmamıza rağmen yapılan değişikliklerin sahaya olumlu yansıdığını söylemek mümkün. Özgüven eksikliğini bir kenara bırakırsak, ne yaptığını daha iyi bilen, sahada ne istediği konusunda daha net bir takım izledik.
Nenad Bjelica, rakibin kaliteli ayaklarını, etkili silahlarını ve takımının gücünü hesaba katarak iyi bir stratejiyle sahaya çıktı. Rakibi tanıyordu, planını buna göre yapmıştı.
Ancak hesaplarına muhtemelen Kadir Sağlam’ı katmamıştı!
Rakip lehine öyle ince ince biçti, öyle doğradı ki değme kasap eline su dökemez!
Aleyhimize verilen penaltıya ne demeli?
Top, oyuncumuzun elini adeta teğet geçiyor. Üstelik topun yönünde en ufak bir değişiklik yok. Buna rağmen penaltı kararı çıkıyor. Futbolun doğasında hata var elbette. Ancak her hatanın da bir açıklaması olması gerekmiyor mu?
Bir de Afonso Sousa’ya ikinci sarı karttan gösterilen kırmızı kart var.
Kadir Sağlam ne kadar da alınganmış! Sousa’nın rakibine yönelik protestosunu üzerine alınıp sarı kartına başvurdu. Sonuç malum…
Niyetiniz iyi değilse, kararlarınız da tartışmaların odağına yerleşir. Sonra da bütün emekler bir düdüğün gölgesinde kalır.
Ve maalesef, bazen hakeme rağmen olmuyor!
Haksız olduğunu düşündüğümüz penaltı kararı, maçın kırılma anıydı. Skoru eşitledi, direncimiz kırıldı.
Bir yanda liderlik hesapları yapan Amedspor, diğer yanda kötü gidişata son verip çıkış arayan Samsunspor…
Bizim de bu maça ihtiyacımız vardı. Sahada gördüğümüz mücadele, en azından umutlanmamız için bir neden sunuyordu. Ancak yine olmadı.
Üzgünüm, bu maçın hakkı bu değildi!
Yine de karamsarlığa teslim olmamak gerekiyor. Görünen o ki Nenad Bjelica, elindeki oyuncu grubunu biraz daha tanımış; neyi yapıp neyi yapamayacaklarını aşağı yukarı tartmış. Sahadaki değişimin henüz skora yansımamış olması, doğru yolda atılan adımları görmezden gelmemizi gerektirmiyor.
Elbette endişelerimiz var. Futbolun içinden gelen, hem iz bırakmış bir golcü hem de teknik adam olarak tecrübe sahibi bir dostumun şu sözü de kulaklarımda çınlıyor:
“İş zorlaşıyor. Hoca değişikliğinde ilk maç tutmazsa yürümez.”
Haklı olabilir. Çünkü Samsunspor’un artık kaybedecek zamanı yok. Her puanın, her maçın, her tercihin önemi büyük.
Ama ben yine de umudumu kaybetmek istemiyorum.
Çünkü yaşam varsa umut vardır. Samsunspor, tarih boyunca düştüğü yerden kalkmasını bilmiş bir camiadır. Bugün de bunu başarabilecek gücü bulabilir. Yeter ki sahadaki mücadeleye inanalım, hatalardan ders çıkaralım ve en önemlisi, zor günlerde şanlı armaya sırtımızı dönmeyelim.
İyi günde herkesin yanında olmak kolaydır. Asıl mesele, işler kötü giderken armanın yanında durabilmektir.
Eleştirelim, sorgulayalım, yanlışları dile getirelim. Ama bunları yaparken Samsunspor’un yeniden ayağa kalkma ihtimaline de sahip çıkalım.
Çünkü bu arma, ne bir kişinin ne de birkaç maçın hikâyesidir. Bu arma, bir şehrin ortak sevdasıdır.
Yeter ki armanın yanında olalım!
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.




