Atakum Sağırlar Derneği’nden Sert Tepki: ‘Sağır Çocukların Geleceğini İşitmeci Anlayışa Teslim Etmeyeceğiz’!
Atakum Sağırlar Derneği Başkanı Onur Kop, Türkiye’de çift dilli Sağır eğitiminin acilen hayata geçirilmesi ve Sağır bireylerin karar süreçlerinde doğrudan söz sahibi olması gerektiğini vurgulayarak, "Bizim adımıza değil, bizimle birlikte karar alın" çağrısında bulundu.

1880'in Yanılgısı Uluslararası Düzeyde Reddedildi
Sağır eğitimindeki en büyük kırılma noktalarından birinin 1880 yılında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen kongre olduğunu hatırlatan Kop, o dönemde işaret dili yerine sözel yöntemin tercih edilmesinin yıllarca büyük mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Ancak Uluslararası Sağırların Eğitimi Kongresi’nin 2010 yılında bu hatalı kararları resmen reddettiğini hatırlatan Kop, uluslararası alandaki bu değişime rağmen Türkiye’de hâlâ aşılması gereken ciddi engeller bulunduğuna dikkat çekti.
“Çift Dilli Eğitim Bir Tercih Değil, Hak Meselesidir”
Eğitimde yalnızca konuşma ve işitme becerilerine odaklanan yaklaşımın yetersiz olduğunu ifade eden Onur Kop, şunları kaydetti:
"Çift dilli Sağır eğitimi; Türk İşaret Dili'nin dil gelişiminde etkin kullanılmasını ve çocukların aynı zamanda Türkçe okuma-yazma becerilerini geliştirmesini hedefler. Bu yaklaşım bir tercih değil, çocukların eğitime erişiminin yanı sıra dilsel ve kültürel haklarının temelidir."
İşitme engelliler okullarının geleceği ve öğrencilerin bilinçsizce kaynaştırma eğitimine yönlendirilmesi gibi sorunların çözüme kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
“Audizm Anlayışı Hayatın Her Alanında Engeller Doğuruyor”
Sorunların yalnızca eğitim sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Kop, uluslararası literatürde "audizm" olarak adlandırılan ve işitmeyi toplumsal yaşamın temel ölçütü kabul eden zihniyete karşı olduklarını vurguladı. Sağır bireylerin dilinin ve deneyimlerinin arka plana itildiğini söyleyen Kop, kamu hizmetlerinden sağlığa kadar pek çok alanda dışlayıcı uygulamalarla karşılaştıklarını dile getirdi.
“Karar Masasında Sağır Toplum da Olmalı”
ÖTV muafiyeti ve emeklilik düzenlemeleri gibi sosyal güvenlik alanındaki kararların da Sağır bireylerin yaşam koşulları gözetilmeden alındığına dikkat çeken Onur Kop, şu çağrıda bulundu:
"Önce kararlar alınıyor, mağduriyetler oluşuyor ve sonra biz bu mağduriyetler giderilsin diye çaba vermek durumunda kalıyoruz. Dernek olarak talebimiz net: Eğitimden emekliliğe kadar her alanda politikalar hazırlanırken bizim adımıza değil, bizimle birlikte karar alınmalı. Sağır toplum, kendisi adına verilen kararların pasif muhatabı olmayı reddediyor."
İlgili Haberler
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.


